
Hepsi'nin 'Aşk' Sırları
Cemre
"Hiç reddedildin mi?" sorusuna "Hayır reddedilmedim, çünkü hiç teklif
etmedim.Her zaman bana teklifler geldi." diye yanıtlıyor."Peki bir
sevgilin var mı?" sorusuna da "Hayır, şuan için birisi yok." cevabını
veriyor.
Gülçin'e
"Reddedildin mi?" sorusunu yönelttiğimizde "Evet reddedildim."
diyor."Şuan sevgilin var mı?" sorusuna da "Hayır şimdilik öyle biri
hayatımda yok" cevabını veriyor.
Eren'e
"Reddedildin mi hiç?" diye soruyoruz "Hayır reddedilmedim ama çok
reddettim" diye cevaplıyor."Şuan biri var mı?" diye sorduğumuzda "Evet
sevgilim var ve onu çok seviyorum" diyor.
Yasemin'e
"Hiç reddedildin mi?" sorusunu yönelttiğimizde "Evet reddedildim de
reddettim de." cevabını alıyoruz."Şuan biri var mı?" sorusuna da "Evet
var." cevabını veriyor.
HEPSİ'YLE RÖPORTAJ
Sizi tanımakla başlayalım...
Eren:
21 yaşındayım. Ortaokul ve liseyi Mimar Sinan Üniversitesi Klasik Bale
Bölümü'nde okudum. Şimdi de Mimar Sinan Üniversitesi Devlet
Konservatuvarı Modern Dans Bölümü'nde öğrenciyim.
Yasemin:
19 yaşındayım. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bale
Bölümü'nde ilk yılım. Ortaokul ve liseyi diğer arkadaşlarım gibi Mimar
Sinan Üniversitesi Klasik Bale Bölümü'nde okudum.
Gülçin: 20 yaşındayım. Mimar Sinan Üniversitesi'nde bale okuduktan sonra üniversitede modern dans bölümüne geçtim.
Cemre:
Ben de 20 yaşındayım. Ortaokuldan beri Mimar Sinan Üniversitesi'nde
klasik bale eğitimi alıyorum. Şimdi de ikinci sınıftayım.
Böyle bir vokal grubu kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
Eren:
Dört-beş yıldır her hafta cuma günü Cemrelere gidiyorduk. Yabancı kız
ve erkek gruplarının hayranıydık. Özellikle de Back- street Boys'a
bayılıyorduk. Onlarla yatıp kalkıyorduk. Şarkılarını ezberleyip
Cemre'nin evinde küçük konserler veriyorduk. O evi seçmemizin nedeni de
Cemre'nin annesinin mesleğinin menajerlik olmasıydı. Onun annesinin
dikkatini çekmek için elimizden geleni yapıyorduk. "Bize albüm yapın"
diye ısrar ediyorduk.
Cemre: Annem belki bizim farkımıza varır diye bekleyip durduk. O da sürekli "Daha çok küçüksünüz. Sabredin" diyordu. Bekledik, oldu. Şimdi menajerliğimizi o yapıyor zaten.
Grubun adı neden Hepsi?
Cemre: Çünkü biz bütünüz.
Gülçin:
Daha da açarsak; hepsi akademik bale temelli dansçılar, hepsi dans
ediyor, hepsi şarkı söylüyor, hepsi arkadaş, hepsi birlikte büyüdü.
Neden R&B'yi tercih ettiniz? Pop müzik yapmanız belki albüm satışlarınızı daha yükseltebilecek bir seçenek olurdu.
Gülçin:
Yıllardır bu müziği dinliyoruz. Vokal yapmayı seviyoruz ve R&B de
bizim vokal anlayışımızı içeren bir müzik tarzı. Yapmak istediğimiz tek
müzik R&B idi. Böylece Türkiye'deki ilk R&B albümünü de biz
yapmış olduk. Çocukluk hayalimiz gerçek oldu.
"Sözler gençlerin ağzına takılabilecek cinsten"
Bale eğitiminden sonra bu tür müzik ile dans etmek zor oldu mu?
Eren:
Hayır. Hem klasik hem de modern dans eğitimi almış olmak bizim için
avantaj. Bu yüzden R&B yaparken zorlanmıyoruz. Ama bu tarz dansı
daha iyi yapabilmek için koreograflarla çalıştık. Klibe Candaş Baş'la
hazırlanmıştık. Şimdiki koreografımız ise Fulya Güney.
Klipteki
ve albüm kapağındaki kıyafetleriniz de tam yabancı kliplerde gördüğümüz
R&B sanatçıları gibi. Günlük hayatta da böyle mi giyiniyorsunuz,
yoksa bu pazarlama için yapılan bir taktik mi?
Yasemin: Tüm kıyafetlerimizi Ümit Ünal hazırlıyor. Günlük
hayatta fotoğraflardaki gibi çok farklı giyinmiyoruz. Gardırobumuz spor
kıyafetlerle dolu. Album çekimleri için topuklu ayakkabı giyelim dedik
ama yürümeyi beceremedik. Spor ayakkabı yerine topuklu ayakkabı giyince
komik görünüyoruz.
Çıkış
parçanız "Olmaz Oğlan"ın nakaratı "Hiç bana bakma olmaz oğlan / Sen
kendine ısmarlan / Hiç bana bakma olmaz oğlan / Başkasına yuvarlan".
Siz de böyle sözler kullanıyor musunuz muhabbetlerinizde?
Cemre:
Aynısı olmasa da bunlara benzer laflar kullanıyoruz. Bu albümde bizim
yaşlarımızdaki genç kızların günlük hayatta kullandığı laflar var.
Albümdeki sözlerden pek çoğu dinledikçe gençlerin ağzına takılabilecek
cinsten.
Şu sıralar hangi sanatçıları takip ediyorsunuz?
Cemre:
Blue, Jennifer Lopez ve Usher. Onların sadece albümlerini değil
kliplerini ve sahne şovlarını da takip ediyoruz. Bir araya gelip
saatlerce konser kaseti izliyoruz. Dans çalışıyoruz. Albüm için hem şan
hem de dans dersi aldık. Okuldan çıkar çıkmaz yine prova yapıyoruz.
"Hocalarımızın bizi görmek istediği yer AKM sahnesi, konser sahnesi değil"
Sizin şarkılarınızın Türkçe olmasının dışında diğer R&B parçalarından ne farkı var?
Gülçin:
Türk ağırlıklı R&B yapmaya çalıştık. R&B'ye güzel tatlar
kattık. Yurtdışında Hint müziğini bile R&B ile karıştırdılar. Biz
de bazı parçalarımızda darbuka, ney ve tef kullandık. Bir parçamızda da
tango ile R&B'yi birleştirdik.
Yasemin:
Albümde R&B altyapısı var ama bizi Türklerin dinleyeceğini
unutmadık. Parçaları ne kadar Batı gırtlağında okumuş olsak da içine
Doğu'dan da bir şeyler eklemeyi ihmal etmedik.
Hocalarınız ne diyor bu tip bir albüm yapmanıza? Tepki gösterenler var mı?
Gülçin:
Albüm henüz çıkmadığı için çoğu olayın farkında değil. Açıkçası onların
tepkilerinden korkuyoruz. Klasik bale eğitimi aldıktan sonra böyle bir
iş yapmamızı eleştirebilirler. Onların bizi görmek istedikleri yer
konser sahnesi değil, AKM sahnesi çünkü.
Eren:
Klasik bölümdeki insanların modern şeylere bakış açıları dar. Klasik
balenin dışında pek bir şey yapmamızı istemiyorlar. Biz bir de üstüne
R&B albümü yaptık.
Türkçe albüm tamam. Peki ilerisi için İngilizce bir albüm projesi var mı?
Yasemin:
Evet. Bize özgü müzik aletlerini katarak İngilizce R&B albümü
yapmak istiyoruz. Hatta bunun için İngilizce derslerine başladık bile.
|